Cemil Topuzlu Caddesi Funda Çıkmazı Sok. Akis Apartmanı No: 11/2 Caddebostan Kadıköy İstanbul
0 216 411 00 55 - 0 530 011 32 34 isiten34@gmail.com

Dikkat Eksikliği Olan Öğrencilerin Öğretmenlerine Öneriler

– Her şeyden, önce öğrencinizin yaşadığı sorunun dikkat eksikliği olduğundan emin olmalısınız. Teşhis koymak doğal olarak öğretmenlerin işi değildir. Ancak bu konuda anne-babayı çocuk psikiyatri uzmanına yönlendirebilirsiniz.
-Size yardımcı olabilecek kaynakları harekete geçirin. Okulun ve anne babaların desteğini isteyin, bu konuda bilgili bir profesyonelin (çocuk psikiyatri uzmanı, okul psikolojik danışmanı vb.) yardımını isteyin.
-Bir çocuğun en iyi ve kolay nasıl öğrenebileceği konusundaki en bilgili “uzman” yine kendisidir. Çocuğun en iyi öğrenebileceği yöntemleri birlikte keşfedin.
-Öğrenmenin duygusal yönünü göz ardı etmeyin. Bu çocuklar sınıftaki faaliyetlerin eğlendirici yönünü bulmak, başarısızlık ya da beceriksizlik yerine başarılı olmanın tadına varmak, korku ya da sıkıntı yerine heyecan yaşamak ihtiyacındadırlar.
-Dikkat eksikliği olan öğrenciler düzenli ortamlara ihtiyaç duyarlar. Onların hatırlatılmaya, prova yapmaya, tekrar yapmaya, yönlendirilmeye, sınırlar konulmasına ve düzene ihtiyaçları vardır.
-Kuralları yazın ve sürekli görebileceği bir yere asın.
– Yönergeleri sıklıkla tekrar edin.
-Sürekli göz göze gelmeye çalışın. Böylece tekrar dikkatini toplamasına yardımcı olabilirsiniz.
-Dikkat eksikliği olan öğrencinizi size en yakın noktaya oturtun. Böylece dalıp gitmeye meyilli öğrencinizin dikkatini her an üzerinizde tutabilirsiniz.
-Önceden belirlenmiş bir programa uymalarına ve okul sonrasında yapması gerekenleri yazmasına yardımcı olun. Böylece dikkat eksikliği olan çocukların en önemli özelliklerinden biri olan “erteleme” nin önüne geçebilirsiniz.
-Dikkat eksikliği olan öğrencilere sınav sürelerinde esnek davranın.
-Dikkat eksikliği olan öğrencinizin arada bir sınıftan çıkmasını sağlayarak (sınıf dışında bir iş yaratarak) dikkatini tazeleyebilirsiniz.
-Ödevleri kontrol ederken, miktardan çok ödevin kalitesine bakın. Dikkat eksikliği olan çocuklar diğer çocuklar kadar çok bilgi öğrenebilirler ancak çok ödev yapamazlar.
-Çocuğun neler öğrendiğini sık sık kontrol edin. Böylece çalışmaya devam eder, kendinden neler beklendiğini bilir ve cesaretlenirler.
-Büyük projeleri, küçük ve bitirilmesi kolay parçalara bölün. Bu kural dikkat eksikliği olan çocukların öğrenimlerindeki en hayati kuraldır. Büyük projeler dikkat eksikliği olan öğrencileri hemen yıldım ve “ben bunu bitirmeyi asla başaramam” demelerine neden olur.
-Çocuğun başarılarını görmek ve övmek için gayret edin. Dikkat eksikliği olan çocuklar, o kadar fazla başarısızlık yaşarlar ki, verebileceğiniz her türlü olumlu tepkiye ihtiyaçları vardır. -Dikkat eksikliğinin en fazla zarar verdiği alan, çocuğun kendine olan güvenidir. Onun için bu çocukları övgü ve cesaretle beslemeyi unutmayın.
-Dikkat eksikliği olan çocukların en büyük sorunu hatırlayamamaktır. Hatırlamalarına yardımcı olabilmek ve hafızalarını güçlendirmek için onlara ipuçları (kafiyeler, kodlar vb. gibi) öğretin.
-Öğretirken konu başlıklarını kullanın, ana fikir çıkarmayı öğretin.
-Talimatlarınızı basitleştirin. Basit cümleleri kavramak daha kolaydır. Renkli cümleler kullanın, renkli bir dil dikkat toplamaya yardımcı olur.
-İşleri oyun şekline getirin.
-Olanak buldukça çocuğa sorumluluk verin.
– Evden-okula, okuldan-eve yazılacak bir ödev defteri tutturun. Bu yöntem ev ile okul arasında sürekli bir iletişim sağlanması için en geçerli yöntemdir.
– Alarmı olan saatler, çocuğun kendini zamanlaması için çok yardımcıdır. Örneğin ilacını almayı hatırlayamayan bir çocuk eğer alarmlı bir kol saati takarsa ya da çalışma saatinde masasına bir saat konursa, zamanın nereye gittiğini görmesi çok yararlı olacaktır.
-Dikkat eksikliği olan çocukların çoğu el yazısıyla yazı yazmakta zorlanırlar. Bu nedenle örneğin; ev ödevlerini yaparken, el yazısı yerine klavye kullanmasına izin verin, değerlendirmelerini yazılı sınav yerine, sözlü sınav ile yapın.
-Çocuğun arkadaşları tarafından damgalanmasını önlemek için, sınıf arkadaşlarına durumu açıklayın ve normal davranmalarını sağlayın. ¬
-Anne-babayla sık sık görüşün. Onlarla yalnızca sorun ortaya çıktığında görüşmekten kaçının.
-Evde yüksek sesle kitap okumasını önerin. Sınıfta, olanak buldukça yüksek sesle okuyun.
– Hem çocuk, hem yetişkinin dikkat eksikliği tedavisinde en etkili yöntemlerden biri de spor yapmaktır. Sportif faaliyetler, enerjinin fazlasını kullanmayı, dikkati tek bir noktaya yoğunlaştırmayı,hormonların ve beyin hücrelerinin uyarılmasını sağlar. Basketbol, voleybol ya da futbol gibi takım sporlarını ya da yüzme, ip atlama ve koşma gibi kişisel spor faaliyetlerini teşvik edin.
-Her an olumlu özellikleri yakalamaya hazır olun. Dikkat eksikliği olan çocuklar göründüklerinden daha yetenekli ve beceriklidirler. Yaratıcı güçleri, espri yetenekleri, neşeleri ve kavrama kapasiteleri geniştir. Gayet esnektirler. Yardımsever ve şefkatlidirler. İçinde bulundukları ortama, kendilerinde var olan “o özel kıvılcım” sayesinde hayat katarlar.

DİKKAT EKSİKLİĞİ VE HİPERAKTİVİTESİ OLAN ÇOCUKLARIN ÖĞRETMENLERİNE ÖNERİLER

Hiperaktivite teşhisi tıbbi bir teşhistir ve yalnızca alanlarında uzmanlaşmış çocuk psikiyatristleri tarafından konur. Hiperaktivite genellikle başa çıkılabilen bir durumdur. Tedavi aile ve öğretmenin katılımı ve profesyonel kişilerin ( çocuk psikiyatristi, psikolog, psikolojik danışman vb.) koordinasyonu ile gerçekleşir. Tedavi için altın dönem okul öncesi ile okul çağının ilk yıllarıdır. Tedavi çocuğun öğrenme uyumunu zorlaştıran yapısal ve çevresel etkenlerin ortadan kaldırılması ya da etkisizleştirilmesinden ibarettir. Doktor tarafından çocuğa verilen ilacın hayatı kolaylaştırmak ve sorunlu dönemlerini hızla aşmak için bir araç olduğu ve geçici süre ile sınırlı olduğu düşünülmelidir. (Ağrı kesici, ateş düşürücü ilaçların kullanım amacı gibi) ilacın etkisi ilk 30 dk.sonrasında kendini göstermeye başlar, genellikle 3.saatin sonuna doğru hafifler ve 4., 5. saatlerde sıfırlanır.İlaç, ders başarısını tek başına artıran bir unsur değildir. Ama önemli bir yardımcı olarak düşünülebilir. Öğretmen; hiperaktif çocuğun davranışlarındaki değişiklikler ile ilgili aile ve doktoruna geri bildirimlerde bulunmalıdır.

Her çocuğun ihtiyaçları farklı olacaktır. Bu farklılık gözetilerek ihtiyaçların karşılanması gerekir. Yani sınıftaki bütün çocuklara eşit davranmak demek, hepsine aynı davranışı göstermek değildir. Sınıftaki, her çocuğun bireysel ihtiyaçlarını gözeterek davranın.
Adı çıkan çocuklar, imajlarını bir türlü değiştiremedikleri için sınıfta hedef tahtası olma tehlikesi ile karşı karşıyadır. Bu duruma meydan vermeyin.
Diğer çocukların belli etmeden yaptıklarını; apaçık yaptıklarından çabalarına kimseyi inandıramazlar. Farkında olmadan bu tuzağa düşmeyin, aynı davranışı gösteren başka çocuklara daha hoşgörülü yaklaşmayın.
Öğrencilere uymaları gerekli kurallar ve kendilerinden beklenen davranışları açık olarak anlatın, sınıfta yapılabilecek ve yapılamayacak hareketlerin neler olduğunu öğretin. Sınıf tamamen sessizleşmeden yönerge vermeyin. Talimat verirken;

o Canlı, açık bir dil kullanın, kısa konuşun.
o Her seferinde tek talimat verin.
o Konuşurken, göz teması kurun.

Mümkünse, yapılmasını istediğiniz davranışı gösterin. Zaman zaman çocuğun talimatı anlayıp anlamadığını denetleyin ve gerekiyorsa talimatı tekrarlayın.
Kurallara uymanın ve uymamanın sonuçları ile istenilen biçimde davranmanın ve davranmanın doğuracağı sonuçların neler olacağını belirleyip, öğrenicilere anlatıp, sıkça tekrarlayın.
Sınıf kurallarının daha iyi benimsenmesi için, kuralların öğrenciler tarafından tartışılmasına, karara bağlanmasına ve yazılmasına fırsat verin. Örneğin;
o Sınıfa çalışmak için gelin.
o Ellerinizle, ayaklarınızla ve eşyalarınızla, başkasını rahatsız etmeyin.
o Sınıf arkadaşlarınıza karşı nazik olun.
o Kurallara uyun.
o Dikkatinizi toplayın.
o Çalışırken sessiz olun vb. talimatlar sınıfın belirgin bir yerine yazılabilir.
Konulan kuralların gerekçelerini örneklerle açıklayıp, sınıfta tartışın.
Çalışmalarınızda, anlayışlı, sabırlı, esnek, sevecen ve tutarlı olmaya çalışın.
Sorunları yaşamadan önce önlemeye çalışın.
Tutarlı ve önceden hazırlanmış bir programa göre davranın.
Öğrenciye önceden tahmin edebileceği biçimde davranın.
Öğrencinize tek başına tamamlayabileceği kadar iş verin.
Öğrencinin dikkatli ve iyi odaklanabilen öğrencilerin arasına oturmasını sağlayın.
Sınıf içinde öğretmenle sürekli temas kurabileceği ve dikkatini dağıtmayı engelleyecek bir yerde yani en ön ve pencereden uzak bir sırada oturmasını sağlayın.
Gerektiğinde fiziksel temas yoluna başvurun. Örneğin; omzuna ya da sırtına dokunun.
Her öğrenciye eşit söz vermeyi sağlamak için; öğrencinin isminin üstüne yazılı olduğu bir deste kart kullanın, kartlardan rasgele bir isim çekin ve kartı tekrar desteye katın.
Ödevlerini küçük parçalara ayırarak basamaklar halinde ve neden-sonuç ilişkisi ile verin.
Ders anlatırken olabildiğince görsel, işitsel ve hareketli araçlar kullanın. Mümkünse bu araçların kurulması ve kullanılmasında ondan yardım alın.
Çocuk derste olmadığı bir zaman diğer öğrencilere D.E.H.B. olan öğrenci ile ilgili olarak; zaman zaman dikkatini toplamakta güçlük çektiğini, ancak yardımsever ve iyi niyetli olduğunu, kendilerin de onu aralarına alarak yardım etmeleri gerektiğini vurgulayın.
Sınav değerlendirmesi yaparken dikkatinin dağınıklığını göz önünde bulundurun, sözlü sınavlarda daha başarılı olduğu gerçeğini göz önüne alın. Yazılı sınavları ise çoktan seçmeli olarak yapın.
Bu çocuk için, önlem alırken; diğer çocukların dikkatini çekecek aşırılıklardan kaçının.
Çocuğun olumsuz tepki göstermesine neden olacağı için, sıklıkla sınıf değişikliği yapılmasını önleyin.
Sık sık tahtaya kaldırıp, silmeniz gereken yazıları sildirin, sınıfta dağıtılması gereken materyalleri ona dağıttırın.
Yüzme, basketbol, futbol, folklor gibi yoğun hareket getiren sosyal, sportif ya da kültürel etkinliklere katılımını sağlayın.
Acele ve özensiz yaptığı işleri tekrar kontrol etmesini isteyin, verilen görevler arasında kısa molalar verin.
Grup içi çalışmalarda yer aldıkları sürece, kendilerini güdülenmiş hissedecekleri için grup çalışmalarına önem verin.
Konusu verilmiş ya da serbest konulu resim çalışmaları, parmak boyası yaptırın, müzik çalışmalarında şarkı söyletin.
Ders konularını işlerken uygun konularla ilgili gazete ya da mecmualardan, resim ya da yazıları keserek getirmelerini isteyin.
Çocuğun sevilme, beğenilme övgü gibi gereksinimleri olduğunu unutmayın, olumlu davranışlarını fark edin ve ödüllendirin. Örneğin; “Ali sessizce sıraya girmen ne güzel, aferin sana! Hepiniz böyle yerlerinize yerleşip dinlemeye hazır olduğunuzda, çok mutlu oluyorum. Ayşe’nin söz istemek için elini kaldırmasını ve kendine söz verilmesini sessizce beklemesini beğeniyorum. Teşekkür ederim Ayşe “ vb. gibi.
Öğrencilerin somut dokunabilir ödül almak çok hoşuna gidecektir. Örneğin; öğretmenle birlikte yenecek bir yemek kazanmak, bir oyunu yönetmek ya da oyundaki takımlardan birinin kaptanı olmak, fazladan boş zaman kazanmak vb.)
Bu çocukları cezalandırmak için dersten çıkartmayın. Çünkü derste sıkıldıklarından bu ceza ödül gibi olacaktır.

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

RANDEVU AL

Randevu Formu

 

Doğrulama