Cemil Topuzlu Caddesi Funda Çıkmazı Sok. Akis Apartmanı No: 11/2 Caddebostan Kadıköy İstanbul
0 216 411 00 55 - 0 530 011 32 34 isiten34@gmail.com

Anne Baba Tutumları ve Yeme Tutumları

YEMİYOR… ÇOK YİYOR.. BU ÇOCUK NASIL BESLENECEK?

Çocuğun geliştirdiği bir davranış, onun dengesini bozacak nitelikte ise, ortada bir sorun var demektir. Yapılan davranıştan çok o davranışın altında yatan nedenler önemlidir. Aşırı yemek yeme ya da aşırı iştahsızlık da bu davranış bozukluklarından biridir.

ANNE-BABA TUTUMLARI VE YEME TUTUMLARI

Erdoğan (2013) obez ergenlerin anne babalarının, normal ergenlerin anne babalarına göre daha fazla davranış kontrolünün olduğunu dile getirmiştir. Diğer yandan aynı obez kişilerin sosyal fizik kaygı düzeyleri de normal ergenlere göre yüksektir. Kontrolcü davranış tutumu arttıkça sosyal fizik kaygı düzeyi artmaktadır.

Çocuğun her ağlamasında biberon ile süt vermenin, kalori miktarı yüksek besinlere erken başlamanın ve bunları fazla miktarlarda vermenin çocuklarda şişmanlığa yol açtığı bilinmektedir(Güniz, 2002).

Aile içi olumsuz ilişkiler çocuğun ruhsal yapısında etkiler bırakarak gelecekte aşrı yeme davranışının ortaya çıkmasına neden olabilmektedir. Obezite problemi olan çocukların özellikle ergenlik dönemlerinde ortaya çıkan, grup faaliyetlerine katılamama ve arkadaş edinememe gibi psikolojik problemler çocuğun giderek daha da pasif hale gelmesine ve obezitesinin artmasına sebep olmaktadır (Cinaz ve ark., 2003).

Tuner, Rose ve Cooper (2004) anne babası ile birlikte yaşayan ergenlik dönemindekilerde yeme bozukluğu belirtilerinin anne baba tutumu ile ilişkisini araştırdıkları çalışmalarında, anne ilgisi, baba ilgisi ve annenin aşırı korumacı oluşunun yeme bozukluğu belirtilerini açıklayabildiğini ortaya koymuşlardır. Bunun yanı sıra kusurluluk / utanma ve iç içe geçme/bağımlılık şemaları da yeme bozukluğunun gelişimini anlamlı biçimde açıklamaktadır. Kusurluluk /utanma ve iç içe geçme / bağımlılık şemaları ebeveyne bağlanma ve yeme tutumlarını arasındaki ilişkide önemli bir aracılık etkisine sahiptir. Anne babanın ilgisinin az oluşu ve aşrı koruyucu oluşu bireyin yeme tutumları üzerinde ve yeme bozukluklarının gelişimine katkı sağlamaktadır. Anne babanın ilgisi azaldığında kişi, kusurlu olduğuna ve önem verdiği insanlar tarafından sevilmediğine ilişkin inançlar geliştirebilmektedirler. Annenin aşırı koruyucu olduğu durumda ise çocuk, gündelik yaşam problemleri ve sorumlulukları ile başa çıkamadığına ilişkin bir inanç geliştirme eğiliminde olmaktadır. Cooper, Todd ve Wells (1998) erken dönemde gelişen uyumsuz şemalarla, beden ağırlığı, benden görünümü ve yeme ile ilişkili işlevsel olmayan varsayımların yeme bozukluğunun gelişimine neden olduğunu ortaya koymuşlardır.

Baumrind, (1968) çalışmasında otoriter tutuma sahip ebeveynleri olan çocukların yaşıtlarıyla ilişkilerinde kaygılı ve güvensiz olduklarını ortaya koymuştur. Otoriter anne baba tutumuna sahip ebeveynlerin çocukları günlük faaliyetlerinde, isteksiz, kendini ifade edemeyen ve çekincen çocuklardır. Bunun yanı sıra özellikle erkek çocukların saldırganlık eğilimleri yüksek ve benlik saygılarının ise düşük olduğu ortaya konmuştur. Aynı şekilde izin verici anne baba tutumuna sahip ebeveynlerin de çocuklarının dürtü kontrolünde problemler yaşadıkları ve diğer çocuklara göre bağımlı özelliklerinin bulunduğu tespit edilmiştir. Otoriter ebeveyn ve izin verici ebeveyn tutumları iki farklı uçta görülüyor olsa da iki tutumda da çocuklarda benlik tutumları diğer çocuklara göre düşüktür. Diğer yandan izin verici anne baba tutumu olan ebeveynlere sahip olan çocuklar duygu durum açısından otoriter anne babaların çocuklarına göre daha olumludur. Demokratik anne babaların çocukları ise kendilerini iyi ifade edebilmekte, bağımsız kalabilmekte ve iş birliğine açık olabilmektedirler.

Anneler umutsuz ve karamsar olduklarında çocuklarına geleceğin umut içerdiğine ilişkin inancın gelişmesini engellerken, sevemeyen anneler çocuklarının kendilerini sevilir varlıklar olarak görmelerini engellemektedirler. Dolayısıyla oral dönem umut, inanç ve temel güven duygusu ile sevginin belirleyici olduğu bir dönemdir. Analitik kurama göre aşırı yeme ve yemedeki bozulmalar depresyon, anksiyete ile uyuma yönelik ya da uyumu bozan bir başa çıkma tepkisidir. Obezitede kişi aşırı yiyerek anksiyete ile başa çıkmayı öğrenirler ve bu da obez bireylerin edilgen bağımlı özellikleri nedeniyle alternatif başa çıkma becerilerini geliştirmelerine engel olur (Vural, 2015).

Çocukta İştahsızlığın Bir Davranış Bozukluğu Olarak Ortaya Çıkma Nedenleri:
Anne babanın çocuğun üstüne aşırı düşmesi, yemek yeme kurallarında katılık, çocuğu yemek yeme konusunda tehdit etmek, çocuğu kusma derecesine gelinceye kadar beslemek, kendi kendine yiyebileceği yaşlarda bile çocuğu annenin beslemesi, Çocuğu sevmediği yiyecekler için zorlamak Yemek yemediği ya da az yediği zamanlarda çocuğu duygusal ve fiziksel cezalandırmak, çocuğa sürekli olarak başka çocukları örnek göstermek ve kıyaslamak.
Bu ve buna benzer nedenler, çocuğun yemek yemeyi reddetmesine sebep olur.

Çocukta Aşırı Yemek Yemenin Ortaya Çıkma Nedenleri

Anne-baba-çocuk arasında yeterli düzeyde sevgi yoğunluğu yoksa, çocuğun duygusal sorunlarına anne-baba cevap veremiyorsa, anne-baba çocuklarına karşı ilgisizse, eşlerden biri aşırı katı, diğeri ise aşırı hoşgörülü ise, çocuk yemek yeme davranışını abartabiliyor.

Aşırı yemek yemek, çocuk için ruhsal bir doyum arama çabasıdır. Anlaşılmayan ve yeterince kendini ifade edemeyen çocuklarda bu davranış bozukluğu görülebilir. Bu çocuklarda, aşırı yemek yeme ile birlikte, dikkati toplamada zorluk, sorunlarını şiddete dayalı çözmeye çalışma, okula uyumsuzluk, ders çalışmama gibi davranışlar da görülür. Çocuk sakin görünmesine karşın, aniden parlar ve öfkelenir.

Kaynakça:

Dönmez, A .(1985), Denetim odağı, kendine saygı ve üç değişken: Çevre büyüklüğü, yaş, aile ortamı, Eğitim ve Bilim,  10: 4-15.

Erdoğan, G. (2013). 13-18 yaş obez tanısı almış ergenlerin anne-baba tutumu ve sosyal fizik kaygı ile ilişkisinin normal ergenlerle karşılaştırılması. Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi. Maltepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Psikoloji Anabilimdalı, İstanbul.

Turner, H.M., Rose, K.S., Cooper, M. J. (2004). Parental bonding and eating disorder symptoms in adolescents: The meditating role of core beliefs. Eating ehaviors, 6, 113-118.

Vural, E. (2015). Psikanalitik kurama göre neden yemek yiyoruz. http://www.drerolvural.com/psikanalitik-kurama-gore-neden-yemek-yiyoruz/ erişim tarihi 03.02.2017.

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

RANDEVU AL

Randevu Formu

 

Doğrulama